MUSUL’U NASIL KAYBETTİK 3

Nesturilerin Perde Arkasındaki Sırlar

Mondros Mütarekesi(1918) sonrası Musul’un işgalinin büyük bir tepkiyle karşılanmış olduğunu biliyoruz. Tepki olsa da, İngilizlerin bu noktada durmayarak işgali Hakkari yöresine genişletmek için tasarladığı planları da biliyoruz. 

Bu zor işleri doğrudan yapabilecek askeri güçlerinin olmadığı da meydandaydı, olsaydı zaten doğrudan Doğu Anadolu’ya girecek ve tüm Anadolu’yu ele geçirebilecekti. Bu nedenledir ki İngilizler doğrudan güç kullanımı yerine Nesturiler, Ermeniler, Keldaniler bir yana, bu bölgedeki Kürt aşiretlerini elde edebilmek için her yola başvuruyorlardı. 

Her yol derken bu noktada ince bir detay vardı; diğer etnik gruplar ‘bir Asur devleti’, bir ‘Ermeni devleti’ gibi vaatlerle elde edilirken, Kürt aşiret reislerine vaatle değil, altınla gitmişlerdi yani sarı Osmanlı altın lirasıyla…
Muzaffer İlhan Erdost sarı Osmanlı altın lirasıyla gelişen süreci şöyle başlatıyor;

“Bir sabahtı. O günlerde ilçe merkezi olan Biskan köyüne bir İngiliz geldi. Barzani aşiret Reisi Şeyh Ahmet’in adamlarından yüze yakın muhafızı vardı. İki bavul taşıyordu yanında. Kendisinin İngiliz Hakimi olduğunu söylüyordu.

Adını da hatırlıyorum: Micernivel(Major Nivel yani Binbaşı Nivel olmalı)…‘Biskan’a geldikten biraz sonra bizi çağırtmış’ diye devam ediyor Gerdi Aşiret reislerinden Ahmet Hayran, ‘Bizi çağırtmış, gittik. Daha oturmadan ‘Türk memurlarını siz saklamışsınız’ dedi bize. ‘Nereye sakladıysanız, hemen alıp getireceksiniz’. ‘Biz bilmiyoruz’ dedik, ‘Dün akşam buradaydılar ama şimdi neredeler, nereye gittiler bilmiyoruz’…

Akşam oldu. Ben, Oğuz Bey, Seyit Emin, daha başka aşiret(Gerdi) ileri gelenleri oturuyorduk. Micernivel, bizi konuk aldığı odaya gene çağırtmış. Gittik ve oturduk. Bize sordu, dedi ki ‘Ruslar bu memlekete gelmeden önce burada kaç hane vardı, şimdi kaç hane var?’Süleymaniyeli biri vardı yanında, Müslüman biri, o bize söylediklerini çeviriyordu.

‘Rus’un geldiği yerler hep boşaldı’ dedik… O sordu, biz söyledik, yazdı defterine. Öküzü, atı, katırı sordu. Sonra kendi kendine hesaplar yaptı. Katırla getirdiği bavullarından birini açtı. İçi sarı altın doluydu. Osmanlı altını idi.

Bize döndü, ‘sizin zararınız on beş bin altın eder’ dedi. Biz ‘Bu ne parası’ dedik. ‘Herkese’ dedi, ‘eskisi gibi köyünü onarsın, çift alsın, katır alsın. Ben size para getirdim’”.İngilizler altın dağıtmaktadır, ilk uğrak yeri de Şemdinli olmuştur yani Seyit Abdulkadir’in yeri…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ