Reklamlar
Anasayfa » Haber
03 Mayıs 2017 ( 20950 görüntülenme )

RUS Çarı Deli Petro'nun Vasiyeti Gerçek mi Oluyor...

 ÇAR DELİ PETRO’NUN VASİYETİ

Bugün Ortadoğu’da Yaşanılanlarla Çar Deli Petro’nun vasiyeti arasında ne gibi bir bağ olabilir? 

Kazım Karabekir Paşa anılarında bu soruya şöyle cevap veriyor;
 ‘Rusların büyük hayali, Rus Çarı Büyük Petro’nun vasiyetinde yer alan iki maddeye dayanır.  

Çar’ın vasiyeti şudur; 
ü  Mümkün olduğunca İstanbul ve Hindistan’a yaklaşmak gerek. Bunlara egemen olan güç, tüm dünyaya da egemen olacaktır. Sürekli olarak bazen Türklerle, bazen de Perslerle(İran) savaşa girmeli. 

     Karadeniz üzerinde üsler kurmalı. Ve yavaş yavaş bu denizin tümüne egemen olmalı. Hızla İran’ın zayıflamasını sağlamalı. Bu suretle Basra Körfezi’ne inmeli. Suriye ile ilişki kurup, Levant (Doğu) ticaretini önceden olduğu gibi ele almalı, dünyanın ambarı Hindistan’a doğru inilip, oraya vardıktan sonra, İngiltere’nin adalarına yaklaşmış olunur…
 
ü   Avusturya ile ilgilenip, Türkleri Avrupa’dan atmalarına yardımcı olmak ve onun İstanbul üzerine oluşturabilecek isteklerine gem vurmak gerek. Bunun için de Avrupa’nın başka devletleri ile aralarında bir savaş çıkartmak ya da kendisinden daha sonra geri alınabilecek bir savaş fetih payı, ganimet verilmeli” …

Çar Deli Petro bu düşüncelerini gerçekleştiremedi ama bu emllerini bir vasiyet olarak Rusya'ya taşıdı. 

VE PUTİN ŞİMDİ BUNU OYNUYOR, BAKIN NASIL...

Birinci Dünya Harbi sonrası Ortadoğu’da, sınırları İngiltere ve Fransa tarafından çizilmiş dört ayrı devlet ortaya çıktı; Suriye, Lübnan, Ürdün ve Irak...  Ancak bu devletler yapaydı; kağıt üzerinde sınırları çizilmiş, ‘etnik, dini ve mezhepsel’ farklılıkları yaşayan Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Arap ne varsa hepsi ‘devlet’ denilerek bir çatı altında toplanmıştı. 

Suriye’de çoğunluğu oluşturan Sünni Müslümanların yanına Aleviler ile Dürzi grupların dahil edilmesiyle homojen yapı bozulmuş,  benzer şekilde Lübnan’da çoğunluk olan Hıristiyan Marunilerin içerisine Müslüman gurupların dahil edilmesiyle de birbirinden çok farklı etnik ve dinsel yapılar bir araya getirilmişti.  
Irak da bu yeni siyasi stratejiden payına düşeni almış, Şii ve Sünni Müslümanlar ile Kürtler, Türkmenler, Hıristiyan Asuriler ve Yahudilerden oluşan karmakarışık bir yapının içine çekilmişti. İşte bugün Ortadoğu’da yaşanılan çatışmanın temelinde işte bu yapay sınırlarla oluşturulan devletlerin karışık ‘etnik ve mezhepsel’ farklılıkları yatıyor. 
Ortadoğu böylesi yapılanırken Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan 1938’e kadar geçen sürede Anadolu’da çıkarılmış isyanları bastırmakla uğraştı.
Öte yanda Sovyet Rusya’nın Ortadoğu’da bu yeni haritaların çiziminde bir etkisi olmamıştı yani oyun dışı kalmıştı.
1939’da İkinci Dünya Harbi başladı; Türkiye tarafsızdı, savaşa girmedi.
Sovyet Rusya’nın ise bu kez bu yeni oyundan çekilmeye niyeti yoktu ve kartlar açıldı… 
Ve şimdi Rusya tıpkı Çar Deli Petro’nun vasiyetinde olduğu gibi Suriye’ye girdi ve çıkmaya da niyeti yok! 
Rusya’nın hedefi, IŞİD’i bahane gösterip Ortadoğu’da savaşı uzatmak ve bir şekilde Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek ve sonrasında da Türkiye’yi hedef almak!
VE ASIL OYUN KURUCU ABD; RUSYA ÇIKARLARI GEREĞİ ŞİMDİ BU BOP'A DESTEK VERİYOR... 
Kısacası bugün Türkiye ABD-RUS kıskacında ve kamuoyu AKP siyasetinin ışığında bu kıskacı göremiyor. Zaten bir görülse, Türkiye'nin bu kıskacı çözecek gücü var!
Erdal Sarızeybek
 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Kuzey Irak Coğrafyasında Osmanlı İsyan Eden Soran Beyleri Kimdir? Osmanlı İmparatorluğu Nasıl Kuruldu? Türk Dünyasında Uygur Devleti ALMANYA TÜRKİYE'YE RESTİ ÇEKTİ Ankara'daki Canlı Bomba Niye Patladı ki... İşte Söylenmeyenler... Özal Siyasetinin İşte Sonuçları... İnkılaplarımız: Soyadı Kanunu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Tarihi Mücadelesi

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Ağlama Duvarı İsrail İçin Neden Bu Kadar Önemli?