Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 74 görüntülenme )

HAKKARİ’DE NESTURİ İSYANINI KİM NEDEN ÇIKARDI?

Cumhuriyet’te ilk isyan…
HAKKARİ’DE NESTURİ İSYANINI KİM NEDEN ÇIKARDI?
 
Cumhuriyet’te ilk isyan…
 
İsyanın hemen öncesinde Musul…
 
Musul için ilk görüşmeler, 19 Mayıs 1924 günü İstanbul’da başladı.
Haliç konferansı olarak adlandırılan bu görüşmelerde, Türk heyetine Meclis Başkanı Fethi Bey, İngiliz heyetine ise Sir Percy Cox başkanlık ediyordu. İlk toplantıda Fethi Bey, Musul’un Türkiye’ye bırakılmasını talep etti. Buna İngilizler karşı çıktı, bir karar alınamadı.
 
21 Mayıs’ta, ikinci toplantı yapıldı. Bu kez, Sir Cox, Musul dahil olmak üzere Dicle’nin her iki sahilinin İngilizlere verilmesi istedi, yine karar alınamadı.
 
24 Mayıs’ta, yeniden bir araya gelindi ve Sir Cox, ilk talebine ilave olarak, bu kez Hakkari vilayetine bağlı Beytüşşebap, Çölemerik ve Revanduz kasabalarını da istedi.
 
3 Haziran’da yapılan son görüşmede ise, bu taleplerin karşılanmaması halinde meselenin Cemiyete Akvam’a götürüleceğini bildirildi [1].
 
Haliç Toplantıları böylece son bulmuştu yani sonuçsuz…
                     
İngiltere’nin teklifi üzerine toplanan Cemiyeti Akvam, konuyu görüşmek üzere her iki tarafı Cenevre’ye davet etti.
10 Eylül 1924’te, Ali Fethi Bey başkanlığındaki Türk Heyeti Cenevre’ye gitti.
 
24 Eylül 1924’te, Cemiyeti Akvam’da ilk genel toplantı yapıldı. Konu genel çizgileriyle masaya yatırıldı.
 
27 Eylül tarihindeki ikinci toplantıda, ara bir kararla Irak üzerinde İngiliz mandasını kabul edildi.
 
30 Eylül’de, Musul meselesi için durumu yerinde incelemek üzere bir soruşturma komisyon kurulması karara bağlandı ve komisyon çalışmalarına başladı…
 
Musul meselesi böylesi bir siyasi seyri izlerken, 7 Ağustos 1924’te, Hakkari bölgesindeki Nesturiler İngiliz planında olduğu gibi isyanı başlattılar…
 
İsyan, 7 Ağustos 1924 günü, Hakkari Valisi ve beraberindeki heyetin Hangediği mevkiinde pusuya düşürülmesi ile kendini gösterdi. Çıkan çatışmada Jandarma Komutanı Binbaşı Hüseyin ile üç jandarma eri şehit düştü, beş er ise yaralandı.
 
İsyan bölgeye yayılıyordu…
14 Ağustos 1920’de Bakanlar Kurulu toplanmış, isyana müdahale için Genelkurmay Başkanlığı görevlendirilmiş ve Türk Ordusu kapsamlı bir harekatı planlamaya alınmıştı.
 
Eylül ayında askeri harekat başlatıldı…
Harekat esnasında, sonradan Hoybun-Taşnaksutyun örgütüne katılacak ve1930 Ağrı isyanını yönetecek olan Yüzbaşı İhsan Nuri firar etmiş ve beraberinde, Teğmen Rasim ve Teğmen Tevfik ile birlikte 275 eri de sürüklemiş, ayrıca 10 otomatik tüfek, 380 tüfek ve 800 kilo buğdayı gasp etmişti.
 
19 Eylül günü, Nesturi isyanına destek veren İngilizler, üç İngiliz uçağı ile Bisbin’den Şiranis’e gitmekte olan 62’nci Piyade Alayı’nın 2’nci taburunu havadan bombalamaya başladılar; 8’nci Bölük Komutanı Üsteğmen Sadullah ile altı er şehit düştü, 15’i ağır olmak üzere 25 er yaralandı. [2]
 
28 Eylül’de kontrol altına alınan bu isyan, 19 Ekim 1924’te tamamen bastırıldı ve askeri harekat sona erdi.
 
Hakkari’de bir Asur Devleti kurulmasına ilişkin İngiliz planı tutmamıştı.
 
Musul meselesine gelince…
Konu, Macar, Belçikalı ve İsveçli temsilcilerden oluşan üçlü komisyonun önüne bırakılmıştı.
30 Eylül 1924, komisyon kuruldu.
 
13 Kasım 1924’te, göreve başladı ve ilk toplantısı Londra’da yapıldı.
 
16 Ocak 1925’te, Bağdat ve Musul’da toplanan komisyon raporunu açıkladı;
 “1928 yılında bitecek olan İngiliz manda yönetiminin 25 yıl daha uzatılması ve Kürtlere özerklik verilmesi…”  
 
Bu bir komisyon raporuydu, nihai kararı 16 Aralık 1925’te Milletler Cemiyeti Meclisi verecektir.
 
Şimdi hepsi alt alta sıralandığında Nesturi oyunu öylesi açıktır ki, sahnenin perde arkasındaki İngilizleri ve elbette Musul’u görmemek mümkün değil. Bundan fazla söylenecek her söz boşadır.
 
Öte yanda, mutlak bir cevap bulması gereken soru şudur; tek başına Nesturiler nasıl olmuştu da Hakkari bölgesinde yani Kürt aşiretlerinin güçlü olduğu bir bölgede isyan çıkartabilmeyi başarmışlardı?
 
Öyle ya burası Hakkari, Seyit Taha’nın, Şeyh Ubeydullah’ın, Seyit Abdulkadir hatta küçük Seyit Taha’nın memleketi değil miydi? Bölgedeki Kürt aşiretleri bu sayılanların etki alanı içinde oynamıyor muydu?
 
Nasıl olmuştu da bu Nesturiler bu aşiretleri yok sayarak yani meydanı boş bularak ortaya atılmışlardı?
 
Türkiye’de siyaset düşünür ve yazarları nedense bu sorulara hiç cevap aramadılar. Günümüzde dahi bu Nesturiler kamuoyu tarafından tanınmıyor, Ortadoğu’da oynanan oyunlar çerçevesinde nasıl bir yer almış oldukları da bilinmiyor.
 
Oysaki bu kadim topluluk Anadolu’nun bir küçük parçasıydı. Burada oynanan oyunlarda, ellerindeki kartlar küçük olsa da, oyuna dahil edilebilecekleri gözardı edilmemeliydi.
 
Kaldı ki, PKK terör örgütünün siyasi hedefindeki ülke topraklarımız ile Nesturi-Keldani-Süryanilerin kurmayı düşledikleri yeni bir Asur devletinin toprakları birbiriyle örtüşüyordu…
 



Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İSRAİL’İN ORTADOĞU’DA SİYONİST PLANI’NIN İNGİLİZCE ORİJİNAL METNİ İkiYaka Dağlarının Efsane İsmi Çarçele ve de Konur Vadisi... ŞOK! Sırrı Sakık, Mareşal Fevzi Çakmak'ın İsmini Sildi, Bakınız Kimin İsmini Yazdı! İsrail'in Vaat Edilmiş Topraklar Meselesi Nedir? KAZIM KARABEKİR PAŞA SEVR DİYENLERE BAKINIZ NE YAPTI!.. İlber Hoca'dan O ÇEVRELERE "TÜRK" TOKADI: MASKARALIK YAPMAYIN! BAKINIZ MUSUL'U NASIL VE NEDEN KAYBETTİK... İbret Olmalı... İZMİR'İ KİM NEDEN İŞGAL ETTİ...

Bakmadan Geçme!

KAPAT
İSRAİLOĞULLARININ VAAT EDİLMİŞ TOPRAK MESELESİ NEDİR?