Ana Sayfa
07 Aralık 2016 ( 36732 izlenme )

İnkilaplarımız: Tekke ve Türbelerin Kapatılması

Bugünlerde değerini daha çok anladığımız Atatürk inkilaplarından birisi.

Tekke, Türbe ve Zaviyelerin Kapatılması

“Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması”, 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilip 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı kanun ile uygulamaya konmuş bir Atatürk Devrimi’dir.

Osmanlı Devleti’nde belli bir mezhep içinde Tanrı’ya erişmek amacıyla değişik yöntemler arayan dini akımlar vardı ve bunlara tarikat deniliyordu. Bu tarikat üyeleri kurucularının uygun gördüğü şeklide çalışır ve onların düşünceleri doğrultusunda yaşamaya özen gösterirdi. İşte bu tarikat üyelerinin bir araya gelerek yaşadıkları ve dini toplantılar yaptıkları yerlere de tekke veya zaviye adı verilirdi.

Başlangıçta yalnızca din konularıyla ilgilenen, dini konularda farklı düşünce sistemleri geliştirerek taraftarlarını çoğaltmaya çalışan bu tarikatlar, zaman içinde amaçlarından uzaklaşarak dinsel sömürü unsurları haline gelmiş ve de devletin selametini etkileyecek şekilde siyasal olaylarda etkili rol oynamaya, çıkarları tehlikeye düştükçe halkı ayaklandırmaya koyulmuşlardı Bu etkinliklerini cumhuriyetin ilanından sonra da sürdürmeye kalkışmaları ve Menemen Olayı, Şeyh Sait Ayaklanması gibi şeriattan yana ayaklanmalara yol açmaları üstüne 30 Kasım 1925'te çıkarılan yasayla tekkeler ve zaviyeler kapatıldı 30 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe giren 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlar ile Bazı Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun ile tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kabul edilmiş ve bazı geleneksel unvanların kullanılması yasaklanmıştır Kanun, bütün tarikatlarla birlikte; şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük, gaipten haber vermek ve murada kavuşturmak amacıyla muskacılık gibi, eylem, unvan ve sıfatların kullanılmasını, bunlara ait hizmetlerin yapılmasını ve bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesini de yasaklamıştır.

Mustafa Kemal ATATÜRK Nutuk’ta bu konuda bakın neler söylüyor:

“Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere hayatlarını emniyet eden insanlardan oluşan bir kitleye medeni bir millet nazarıyla bakılabilir mi?”

"Efendiler ve ey millet; biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler ve müritler memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır (yoludur) "

"Biz medeniyetin ilim ve fenninden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz Başka bir şey tanımıyoruz "

Bugün; bütün önlemlere rağmen bazı grupların türbelerden yardım istedikleri görülmektedir. Türbelere adak adama, para atma, çaput bağlama ve yardım isteme geleneklerinin tamamen İslam dışında hurafeler olduğu bir gerçektir. Türbelerde Fatiha suresini okuyan insanların surede geçen ''sadece (Allah’tan) senden yardım isteriz'' ifadesini bilmeden okumaları ise büyük bir ironi ve cahilliğin göstergesidir.

Tekke, türbe ve tarikatların kapatılmasının ne kadar doğru bir karar olduğu 15 Temmuz 2016 gecesi daha net biçimde anlaşılmıştır. Yıllardır Fethullah Gülen cemaatine itaat eden insanların, cemaatin dini kullanan bir terör örgütü olduğu gerçeğini görmeleri büyük bir travma oluşturmuştur. Bugün ülkemiz, birkaç yıl öncesine kadar geniş bir kitlesi bulunan bu terör örgütü cemaatten temizlenmeye çalışılmaktadır.

İşte bu nedenle bugün Atatürk’ün devrimleri daha çok okunmalı ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. İslam’ın ilk emri olan ‘okumak’ bugün en büyük ihtiyacımızdır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ