Ana Sayfa
29 Kasım 2017 ( 26 görüntülenme )

"SİYASİ KÜRTÇÜLERİN YALANLARI"

SİYASİ KÜRTÇÜLERİN YALANLARI


Günümüzde ayrılıkçı Kürt siyaseti düşünürlerinin ilk çıkış noktası Çaldıran; 1514’de, Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail’e karşı savaşan aşiret reislerine beylik verdiğini ve bu beyliklere özerklik tanıdığını ileri sürüyorlar. 

Çaldıran koşulları ile günümüz arasında doğrudan bir ilişki kurma çabası içinde, bu özerkliğin bugün de geçerli olması gerektiğini savunuyorlar. 

“ÇALDIRAN’DA SİYASİ KÜRTÇÜLÜK YOK”

Böyle bir tezin dayanak bulabilmesi için, Osmanlı Türk Devleti’nin Kürt aşiretlerini yerleşik bir devlet düzeni altına alışının ardında bir ‘siyasal Kürtçülük’ düşüncesi var mıydı, ona bir bakılmalıdır. Kürtçülük adına verilmiş bir söz ya da yapılmış bir talep söz konusu olmuş muydu, araştırılmalıdır. 

“ÇALDIRAN OSMANLI’NIN BİR YÖNETİM BİÇİMİ”

Ama böylesi bir çalışmaları hiç yok. Çaldıran sonrası kurulan düzenin özünde bir yönetim biçimi olduğu düşünülmüyor; o devrin koşullarında uygun görülerek hayata geçirilmiş ve şartlar değişince de bu beyliklerin ortadan kaldırılmış olduğu konularına nedense hiç değinilmiyor. Bu da siyasi Kürtçü harekete karşı bir güvensizlik yaratıyor, özünde bir halk hareketi olduğu düşüncesini kırıyor.

“ANADOLU’DA KÜRT İSYANI VAR MI”

Öte yanda, siyasi Kürtçüler Osmanlı devrinde yaşanmış isyanları günümüze bağlamaya ve PKK eylemleriyle arasında bir bağ kurmaya çalışıyorlar. Hatta ‘ilk isyan 1806, son isyan 2014 PKK’ diyerek, günümüzle Türk tarihi arasında iki yüzyıllık bir siyasi köprü olduğunu ileri sürüyorlar. 

“İSYANLAR KÜRTÇÜ DEĞİLDİR”

Osmanlı’nın 18’nci yüzyıldan itibaren güç ve toprak kaybetmeye başlaması üzerine Doğu Anadolu’da bir takım isyanların yaşanmış olduğu doğrudur. Ancak bu isyanların ardında bir ‘Kürt’, bir ‘Siyasal Kürtçülük’ ya da ‘Kürdistan’ gibi siyasi bir hedef var mıydı, bu da incelenmelidir… 

“BU İSYANLAR BEYLERİN İSYANIDIR, KÜRTLERİN DEĞİL”

Siyasi Kürtçülüğe dayanak olarak gösterilmeye çalışılan bu isyanlar Babanzade Abdurrahman Paşa(1806) ile başlatılır ve Bedirhanzade Yezdan Şer(1855) ile bitirilirse eğer, Türk tarihinde Kürt kimliği ile çıkarılmış ‘altı isyan’ olduğunu söylenebilir.
1806-1855 arasında yaşanılan bu altı isyanı üç bey çıkarmıştı; Soran, Baban ve Bedirhan. Her üçünün de coğrafyası Cizre-Musul-Süleymaniye üçgeni idi. 

“BU İSYANLAR TARİKAT ŞEYHLERİNİN İSYANDIR, KÜRTLERİN DEĞİL”

Bu isyanlara Şeyh Ubeydullah(1880), Barzani(1908) ve nihayetinde Molla Selim isyanı(1914) da bağlanırsa eğer, Osmanlı tarihinde Kürt adıyla yazılmış dokuz isyan olduğu görülebilir.

1921 Koçgiri, 1924 Nesturi, 1925 Diyarbakır ve Şemdinli, 1930 Ağrı ve nihayetinde 1938 Tunceli isyanları bu kategoride sayılmadı, çünkü bu isyanlarla Halidi Nakşi şeyhlerinin isyanları arasında çok güçlü ve özel bağlar olduğundan, bunların Osmanlı’da değil kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet dönemi içinde değerlendirilmesi gerekiyor. 

“İSYANLARDA SİYASAL KÜRTÇÜLÜK YOK”

Tarihçi, diplomat ve yazar Dr. Bilal Şimşir bu isyanları doğrudan Tanzimat reformlarına bağlıyor, şöyle ki;

‘Tanzimat döneminde, Batı’dan örnek alınarak yapılmaya başlanan yeni idari düzenlemelerde ortaçağ kalıntısı şarklı derebeyliklere artık yer yoktu. Rumeli’de olsun, Anadolu’da olsun, irili ufaklı bütün derebey kalıntıları, ayanlıkları ortadan kaldırılacaktı. Devletin yasaları ülkenin her köşesinde geçerli olacak ve uygulanacaktı. Vücudunun değilse bile, nüfuzunun kırılıp ortadan kaldırılması gereken beylerden biri de Cizreli Bedirhan Bey idi’. 

“PKK TERÖR ÖRGÜTÜN TARİHSEL DERİNLİĞİ YOK”

Ve hepsinde bir diğer ortak nokta, bu isyanların günümüzdeki ‘Siyasal Kürtçülük’ akımıyla bir ilgisi olmadığı yönünde yani PKK adıyla sürdürülen bugünkü ayrılıkçı siyasetin bu isyanlarla bir bağı yok yani siyasal Kürtçülük 1806’da başlamamış…

Bu noktaya kadar yapılmış olan araştırmalar gösteriyor ki, 1806-1855 arası çıkarılmış olan altı isyanın siyasi bir cephesi yoktur. 

Küresel ‘Kürdistan’ siyasetini, bu siyasetin silahlı ayağı olan PKK sözcüleri dışında, yaklaşık iki yüz yıl öncesi çıkarılmış olan bu isyanlara bağlayan akademisyen sayısı da yok denilecek kadar azdır. 

“PKK TERÖR ÖRGÜTÜN TARİHSEL KÖKÜ HOYBUN’A DAYANIR”

Hoybun nedir?

Hoybun;
Kürtçe ‘istiklal’, Ermenice ‘Ermeni yurdu’ anlamını taşıyor.

Geniş anlamda Hoybun; Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde adı Kürdistan olan ayrı bir devlet kurmak emeliyle bir araya gelmiş olan ayrılıkçı Kürtlerin, Doğu Anadolu’yu da kapsayan büyük Ermenistan emelindeki Ermenilerle birlikte oluşturduğu ittifakın kod adıdır.

5 Ekim 1927’de, Hoybun Örgütü kuruldu.
Hoybun’u, Şeyh Said isyanından kaçanlar Lübnan’ın Bihamdun kentinde ‘Hoybun’ adıyla gizli bir örgüt kurdular. 

Kurucular hep tanıdıktır; Kamuran, Celadet Ali ve Süreyya Bedirhan. Ancak bu örgütün diğerlerinden önemli bir farkı vardı, o da ilk kez ve resmen Ermeni Taşnaksutyun Partisiyle siyasi Kürtçülerin bir araya gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir ittifak kurmuşlardı… 

Merkez komitesine şu isimler seçilmiştir;
‘Ermeniler adına Taşnak Sutyun Partisi tam yetkilisi Papaz Vahan Papazyan; ayrılıkçı Kürt cephesi adına ise Palu’dan Şeyh Ali Rıza, Dr. Şükrü Sekban, Barazi aşireti reisi Mustafa Şahin ve Bozan, Heverka aşireti lideri Haco Ağa, Raman aşireti lideri Emin Ağa, Süleymaniye’den Kerim Rüstem, Van’dan Memduh Selim ve Celadet Ali Bedirhan’dır.’ 

Burada ismi geçen Vahan Papazyan; 1892 yılında yılında, Tiflis’te kurulan Ermeni Taşnak Örgütü’nün merkez komite üyesi ve kendisi aslen Van yöresi Ermenilerindendir.
Barzani aşireti reisi Mustafa Şahin, Uğur Mumcu’nun Şeyh Sait isyanında dile getirdiği Umum Bozan reisi Şahin Bey’dir. Aralarında bir de küçük Seyit Taha vardır…

“PKK, ERMENİ TAŞNAK HOYBUN’UN UZANTISIDIR”

İşte bugünkü PYD/YPG’ye ulaşan, bugünkü PKK’ya ulaşan Taşnak-Hoybun örgütünün kuruluş hazırlıkları ve bu hazırlıkları yapan kişiler ve de amaçları işte böyledir.

“1930 AĞRI ERMENİ İSYANI”

1930 Ağrı’da çıkarılan isyanı Hoybun tertiplemiştir.
1938 Tunceli isyanındaki Hoybun parmağı, tarihçi Sinan Meydan tarafından açıklanmıştır.

Hoybun kuranlar asıl olarak Ermeni Taşnakçıların yanında, Bedirhaniler ile Seyit Abdulkadir uzantılarıdır. Yani bir yanda Osmanlı’nın yıktığı beyler diğer yanda Osmanlı’nın baş tacı ettiği Tarikat şeyhleri vardır.

“HOYBUN İSRAİL BAĞI”

1948’de İsrail kurulur kurulmaz Ortadoğu’da savaşlar başladı.
Baktılar İsrail ayakata durmayacak, önce 1982 İsrail Planı ardından ünlü BOP planını uygulmaya koyarak Ortadoğu’daki Müslüman ülkelerde savaş başlattılar.

Bu savaşların temel stratejisi,
Ortadoğu’daki ülkelerin etnik ve mezhep temelinde ayrıştırılıp parçalanması esasına dayanıyordu ki hala da öyle. Kopan parçalardan da İsrail’e müttefik devletlerin kurulması esasına dayanıyordu ki hala da öyle.

“PKK, BİR HAÇLI-SİYON MAŞASIDIR”

1991 Körfez savaşıyla Barzani’yi ADAM ettiler, özerk yaptılar. Aynı yıl PKK’yı silahlandırdılar.
Kürt kimliği üzerinden siyasi terör olaylarını başlattılar.

2003 Körfez savaşında özerk Barzani’yi federe yaptılar. Aynı yıl PKK’yı siyasallaştırdılar.

Ve iş yine Kürt kimliği üzerinden PKK/ Barzani eliyle bir ayrıştırma ve parçalama stratejisine dönüştürdüler.

“PYD-IŞİD, BİR HAÇLI SİYON MAŞASIDIR”

Irak’ta tezgah işletilmeye başlayınca Suriye’ye geçtiler.
Önce PYD ardından IŞİD terör örgütlerini kurdular, silahlandırdılar.
Suriye’de iç savaşı başlattılar.

Şimdi işin içine 1915 ve 1930 isyanlarından kaçan Ermenileri de çektiler.

Bunlara Yezidi, Keldani, Nesturi ve Yahudileri de eklediler.
İş, Hristiyan bloğuna dönüşünce, Bizans da devreye girdi ve Haçlı- Siyon ittifak kurdu.

Kime karşı?
Elbette Türkiye ve Türk Milletine karşı.
Gerçek bu ama Türkiye bu tezgahı bozmak için hala kıpırdamıyor, işte bu garip!

Erdal Sarızeybek

Kaynak: Büyük Suikast- MENORA

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturksam.com
Video Haber www.sarizeybek.tvfran
Özel Haber www.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ