Ana Sayfa
02 Aralık 2018 ( 10 görüntülenme )

'BAKIN TEKKELER NİYE KAPATILMIŞ''

30 Kasım 1925.
Tekke, zaviyeler ve türbeler kapatıldı. Öyle ya toprak reformuyla feodal ağalığın, halkın aydınlanmasıyla dinsel ağalığın Cumhuriyette artık ne yeri vardı ki!.. Bu tarihi devrimi yapan Cumhuriyet’in 2 Numaralı Kanunu’ydu. Adı Hıyaneti Vataniyye idi.

Bu kanun, 1920’de Ankara Hükümeti otoritesine karşı gelenler için çıkarılmıştı. Saray ve Saltanat’ın otoritesine bağlı kalıp Ankara hükümetinin emirlerini dinlemeyenler çok ağır bir şekilde cezalandırılıyordu, üst ceza idamdı.

ŞEYH SAİD İSYANI SONRASI TEKKELER KAPATILDI

1925 yılında tarikatın o dönemdeki en ünlü Şeyhi Sait, Diyarbakır’da isyan çıkartınca, önce isyan bastırıldı, ardından kanuna ek bir madde bağlanarak ve ‘halkın kutsal din duygularının suiistimal ederek devlete karşı örgütlenmek suç sayıldı. Suçun adı Vatana İhanet, cezası ise yine idam oldu. Akabinde de tarikata bağlı tekkeler, türbeler, zaviyeler kapatıldı.

ÖZAL DÖNEMİNDE HIYANETİ VATANİYE KANUNU KALDIRILDI

Ama sonra… Menderes hükümeti döneminde yeniden açıldı. Ardından Özal hükümeti döneminde Hıyaneti Vataniye Kanunun kaldırıldı, yerine Terörle Mücadele Kanunu çıkarıldı. Yapılan bu değişikliklerle “halkın kutsal din duygularını suiistimal ederek devlete örgütlenmek’ suç olmaktan çıkarıldı.

Bugün sorsak kimse hatırlamaz bu kanunu, günümüz Türkçesi ile adı; Vatana İhanet Kanunu… Bir zamanlar vardı bu kanun, hatta Şeyh Said, Ağrı ve Tunceli isyanlarını çıkaranlar bu kanuna göre yargılanmış ve yine bu kanuna göre cezalandırılmışlardı. Ama şimdi yok…

KUTSAL DİN DUYGULARI ÜZERİNDEN SİYASET

Bilindiği gibi vakti zamanın birinde siyasi iktidara yönelik Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası açılmıştı. Sebep neydi? Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak!.. Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak demek, din üzerinden siyaset yapmak ve bu amaçla örgütlenmek demekti. Yargılandı ve mahkum oldu. Verilen ceza, siyasi partilere yapılan devlet yardımının yarısının kesilmesiydi.


 Peki, Özal’ın kaldırdığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu’na göre yargılanmış olsaydı, suç ve ceza ne olacaktı, biliyor musunuz? Bu Kanunun o suçu tanımlayan ilgili maddesi şudur:

“ EK Madde (25 Şubat 1925): Dini veya mukaddesatı diniyeyi siyasi gayelere esas olan veya alet ittihaz maksadıyla cemiyetler teşkili memnudur. Bu kabil cemiyetleri teşkil edenler veya bu cemiyetlere dahil olanlar haini vatan addolunur…”

Peki, ya cezası? 

Yine kanuna bakalım: “Madde 2. Bilfiil hıyanet-i vataniyede bulunanlar selben idam olunur…” Yani bu kanuna göre her şeyden önce bu siyasetin işlediği öne sürülen suçun adı “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak” değil, “vatan-i vatan” olacaktı, bu bir… Bu kanuna göre yargılanmış olsaydı bu siyasetin alacağı ceza “devlet yardımı kesintisi” değil, idam olacaktı, bu da iki…

Erdal Sarızeybek
Kaynak: MENORA/ Işığın Gölgesindeki Darbe- Destek yayınları

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haberwww.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırmawww.bilgeturksam.com
Video Haberwww.sarizeybek.tv
Özel Haberwww.erdalsarizeybek.com.tr
KİTAPwww.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ