Ana Sayfa
07 Aralık 2016 ( 265 izlenme )

Atatürk'ün Bilim Dünyasına Büyük Mirası: Türk Tarih Kurumu

Atatürk'ün Türk tarihini dünyaya tanıtmayı amaçlayan mirası ve günümüzde politikaya alet edilmesinin hikayesi...
Türk Tarih Kurumu (TTK)
 
Atatürk, Türklerin Avrupa ders kitaplarında ikinci sınıf ve barbar gösterilmesinden duyduğu rahatsızlıkla Türk Tarih Kurumunun açılmasına öncülük etmiş; böylece Türk tarihinin önemini ve medeniyetlere sunduğu hizmetleri bütün dünyaya göstermeyi amaçlamıştır.
 
28 Nisan 1930 tarihinde, Atatürk’ün de bizzat katıldığı Türk Ocakları’nın VI. Kurultayı’nda yapılan görüşmelerde “Türk Tarihi Tedkik Heyeti” oluşturularak Türk Tarih Kurumunun temeli atılmıştır.
 
Böylece temeli atılan Türk Tarih Kurumu, 29 Mart 1931 tarihinde Türk Ocakları’nın VII. Kurultayı’nda kapatılma kararı alınınca, bu defa 12 Nisan 1931’de “Türk Tarihi Tedkik Cemiyeti” adı ile yeniden teşkilatlanmış ve 1930’daki ilkeler temel alınarak faaliyetlerine devam etmiştir. Kurumun adı 1935 yılında “Türk Tarihi Araştırma Kurumu” olarak değiştirilmiş, daha sonra ise “Türk Tarih Kurumu”na çevrilmiştir.
 
Kurum bu dönem içerisinde dört ciltlik lise tarih kitaplarını, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın Anadolu Beyliklerini, bazı kazı raporlarını, Pîrî Reis’in “Kitâbı Bahriye” ve haritasını basmış, 1937 yılından itibaren ise, adını bizzat Atatürk’ün koyduğu, BELLETEN yayın hayatına başlamıştır.
 
Türk Tarih Kurumu, ilmî araştırma ve yayınları yanı sıra, ilki 211 Temmuz 1932 tarihlerinde toplanan ve belli aralıklarla günümüze kadar XVI.'sını gerçekleştirdiği milletlerarası nitelikte “Türk Tarih Kongreleri” yapmaktadır. 2025 Eylül 1937 yılında Dolmabahçe’de yapılan II. Kongre, uluslararası nitelik kazanmış, yabancı bilim adamları da bu kongreye katılmışlardır. Bu Kongre, Türk tarihinin açıklanması ve belgelenmesi amacını gütmüştür.
 
Atatürk, miras bıraktığı bütün eserler gibi Türk Tarih Kurumunun gelişmesiyle de yakından ilgilenmiştir. Bütün toplantı ve kurultaylara katılmış, her çalışmayı titizlikle incelemiştir. O’nun bu Kurum’a ve tarihe verdiği önem, 5 Eylül 1938’de düzenlediği vasiyetname ile İş Bankası’ndaki hisselerinin gelirinin yarısını Türk Tarih Kurumu’na bağışlamasından anlaşılmaktadır. Fakat Atatürk'ün vasiyetnamesi 1983'te bu kurum devletleştirilerek çiğnenecektir. Darbe döneminde başlayan bu çalışma askıda kalmış, bir süre sonra kurum Atatürk’ün mirasındaki hisselerini almış fakat yasal boşluklardan dolayı gerekli harcamaları yapamamıştı.
 
Akp döneminde ise durum daha karmaşık ve vahim bir hale gelmiştir. 2008 yılında dönemin kurum başkanı Yusuf Halaçoğlu, “Bazı Ermenilerin kendilerini Kürt ya da Alevi gibi gösterdiği” şeklindeki açıklamasından dolayı bilim anlayışından uzak bir şekilde görevinden alınmıştır.
 
Daha büyük skandal ise 2011 yılında yaşanmıştır. Dönemin Yüksek Kurum Başkanı Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız tarafından hazırlanan ve kurumların bağlı olduğu başbakanlık tarafından TBMM'ye sunulmak üzere Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a verilen tasarıda, Tarih ve Dil Kurumları'nın tüzel kişilikleri kaldırılıyor ve bütün yetkileri ile hakları Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'na devrediliyor. 40 maddeden oluşan tasarıda bu iki kurumun yanı sıra Atatürk Araştırma Merkezi ile Atatürk Kültür Merkezi'nden sadece tek bir maddede bahsediliyor ve Atatürk'ün vasiyeti de devreden çıkartılarak tüzel kişilik ile bütün hakların Yüksek Kurul'a ait olduğu söyleniyor.
 
Yine tasarının 30. maddesinde Atatürk'ün vasiyetnamesinden kaynaklanan bütün gelirler, Yüksek Kurul'un gelir kaynakları arasında gösteriliyor. Vasiyetnamenin, İş Bankası'nın gelirlerinin doğrudan doğruya Tarih ve Dil Kurumları'na verilmesini emreden 6. maddesi böylelikle uygulanması tartışmalı bir hale getiriliyor ve CHP'ye bankanın gelirlerini her iki kuruma devretmeyi reddetme imkânı da tanıyor. Tüzel kişilikleri yeni yasa ile kaldırılmış olan Tarih ve Dil Kurumları'nın bu şekilde bir gelişmeye itiraz ve dava açma hakları da ortadan kalkmış oluyor.
Taraflı, sözde bilim insanlarının eliyle kurum bilinçli bir şekilde maddi sıkıntılara itilmiştir. Kurumların bilimsel kurulunun yanı sıra oluşturulan danışma kurullarının siyasilerden oluşması kurumu taraflı hale getirmektedir. Bu nedenle kurum, bugün Atatürk’ün miras bıraktığı halinden uzak, amacı bilimden çok siyasi çıkar olan bir kurum haline gelmiştir.
 
Kaynakça
Türk Tarih Kurumu, http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Sayfa&No=1
Türk Tarih Kurumu tarih oluyor Atatürk’ün vasiyeti çöpe gidiyor, Murat Bardakçı,
http://www.haberturk.com/yazarlar/muratbardakci/664054turktarihkurumutariholuyorataturkunvasiyeticopegidiyor
Türk Tarih Kurumu Başkanı Halaçoğlu görevinden alındı,
http://www.milliyet.com.tr/turktarihkurumubaskanihalacoglugorevindenalindi/siyaset/siyasetdetay/23.07.2008/970162/default.htm
 
 
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SARIZEYBEK MEDYA

Güncel Haber www.sarizeybekhaber.com.tr
Güncel Araştırma www.bilgeturkstrateji.com
Video Haber www.bilgeturktv.com
Özel Haber www.e-sarizeybek.com
KİTAP www.sarizeybekhaber.com.tr
ÖZGEÇMİŞİ